Jane Goodall: Vahşi Doğaya Adanmış Bir Hayat

Jane Goodall: Vahşi Doğaya Adanmış Bir Hayat

Yazar
authorGiggle Academy

Jane Goodall'ın, bahçesindeki tavukları gözlemleyen meraklı küçük bir kızdan şempanzelerin sırlarını ortaya çıkaran ve hayatını yaban hayatını ve gezegenimizi korumaya adayan ünlü bir bilim insanına uzanan ilham verici yolculuğunu takip edin. Bu biyografik hikâye; sabrı, keşfi ve tek bir insanın nasıl büyük bir fark yaratabileceğini vurgular.

age6 - 8 yaşında
emotional intelligence
Hikaye Bilgisi

Sakin bir İngiliz bahçesinde, küçük Jane Goodall çimlerin üzerinde yatıyor, gözlerini tavuk kümesine dikmişti. Tavuklar usulca gıdaklarken ılık güneş ışığı kıvırcık saçlarına dokunuyordu. Jane içinden, “Nasıl yumurtluyorlar?” diye fısıldadı.

Küçük Jane saatlerce sessizce bekledi. Sonunda bir tavuk kanatlarını çırptı ve yavaşça sıcak bir yumurta bıraktı. Jane'in kalbi hızla çarptı. Sevinçle gülümseyerek, “Bir sır keşfettim!” diye düşündü.

Jane büyüdükçe hayali de büyüdü. Afrika'ya seyahat etmeyi ve vahşi hayvanları özgürce yaşarken görmeyi çok istiyordu. Geceleri, “Bir gün onları kendi gözlerimle izleyeceğim,” diye fısıldadı.

Sonunda beklediği fırsat geldi. Yirmili yaşlarındayken Jane, Tanzanya'ya giden bir gemiye bindi. Korkuluğun üzerinden eğilmiş, masmavi denize bakıyordu. Midesi hem korku hem de heyecanla kasılıyordu.

Afrika'ya adım attığında hava sıcak ve nemliydi. Üzerinde yüksek ağaçlar yükseliyor, parlak renkli kuşlar yüksek sesle ötüyordu. Jane derin bir nefes aldı ve “Hayalini kurduğum yer burası,” diye düşündü.

Gombe ormanında küçük bir kamp kurdu. Genç bir yetişkin olan Jane, her sabah dürbününü ve not defterini alıp ormana giriyordu. Her akşam fener ışığında yazarken yüzü kararlılıkla parlıyordu.

Bir gün hayranlık içinde donakaldı. Bir şempanze bir dal parçasını kırdı, bir termit yuvasına soktu ve ardından çubuğun üzerindeki gezinen böcekleri yaladı. Jane'in gözleri büyüdü. Elleri şaşkınlıkla titrerken, “Alet kullanabiliyorlar!” diye düşündü.

Dünya bu keşif karşısında hayrete düştü. O zamana kadar insanlar sadece insanların alet yapabildiğine inanıyordu. Jane'in sessiz sabrı bilimi sonsuza dek değiştirmişti.

Kısa süre sonra şempanzeler ona alıştı. Gözlerinin önünde oynuyor, tartışıyor ve birbirlerini temizliyorlardı. Jane sık sık yüreğinin yumuşadığını hissederdi: “Bize ne kadar çok benziyorlar.”

Yıllar geçti ve Jane, Dr. Goodall oldu. Artık sadece ormanda kalmıyordu. Bunun yerine dünyayı dolaşarak insanlara hayvanları ve ormanları korumalarını anlatıyordu. Sesi sakin ama güçlüydü.

Bir konferansta, ön sırada oturan parlak gözlü çocuklara baktı. Gülümseyerek, “Her biriniz bir fark yaratabilirsiniz,” dedi. Çocuklar, sanki başlamaya hazırmış gibi gururla dik oturdular.

Saçları ağarmış olsa da Jane'in gözleri hâlâ çocukluğundaki o kıvılcımı taşıyordu. Ormanlar hâlâ şempanze sesleriyle yankılanıyor ve hayatının hayali devam ediyordu: hayvanları korumak, Dünya'yı korumak.

Bahçedeki meraklı kız, sabrın, nezaketin ve cesaretin dünyayı değiştirebileceğini kanıtlayarak dünyanın en büyük bilim insanlarından biri olmuştu.